ONLİNE İTİBAR YÖNETİMİ KAPSAMINDA
HAKARET SUÇUNUN DEĞERLENDİRMESİ
I. GENEL OLARAK
1.1. GENEL AÇIKLAMALAR
Hukuk düzeni, toplumsal yaşamın, sürdürülebilmesi için gerekli olan bireysel ve toplumsal değerleri himaye etmek durumundadır. Bu açıdan toplumsal yaşamın temel öznesini oluşturan birey de maddi ve manevi varlığıyla bir bütündür ve hukuk düzeni, bireyin maddi varlığını koruduğu gibi, manevi varlığını da koruma altına almak zorundadır. Bireyin manevi varlığı, onun “şeref ve haysiyeti”dir. Bireyin şeref ve haysiyetini hedef alan saldırılar, ceza hukuku düzeni tarafından yasaklanmakta ve bu eylemler “hakaret” suçunun konusunu oluşturmaktadır.
Ceza Kanununun Şerefe Karşı Suçlar Bölümünde kişinin şeref ve haysiyetine saldırı niteliğindeki aşağılama ve küçük düşürme fiillerini ceza yaptırımı altına alan “hakaret” ve “kişinin hatırasına hakaret” şeklinde iki ayrı suç tipi düzenlenmiştir. Bu suçlar “genel tahkir suçları” olarak nitelendirilmekte olup, ayrıca “özel tahkir suçları” olarak nitelendirilen “Cumhurbaşkanına hakaret”(m.299), “Devletin egemenlik alametlerini aşağılamak”(m.300), “Türk milletini ve anayasal kurumları aşağılama”(m.301) ve “Yabacı devlet bayrağına karşı hakaret”(m. 341) suçları da Ceza Kanununda düzenlenmiştir.
1.2. KORUNAN HUKUKİ YARAR
Hakaret suçu ile korunan hukuki yarar, kişinin şeref, onur ve sosyal saygınlığıdır. Kanun gerekçesinde de hakaret suçu ile kişilerin şerefi, haysiyeti ve namusu ile toplum içerisindeki itibarının ve diğer bireyler nezdindeki saygınlığının korunmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
Öğretide, hakaret suçu ile korunan “şeref” kavramı konusunda iki farklı anlayışın benimsendiği görülmektedir. İlk anlayışa göre bir insanın kendi varlığına yönelik olarak beslemiş olduğu iyi ve olumlu duyguları ifade eden “fiili (iç) şeref” anlayışıdır. Diğer anlayış ise, şerefi toplumdaki diğer kişilerin o kişinin saygınlığına ilişkin değer yargıları açısından ele alan “normatif (dış) şeref”tir. TCK madde 125′ te hem fiili hem de normatif şeref anlayışı karma şekilde kabul edilmiştir.
II. SUÇUN UNSURLARI
2.1. MADDİ UNSUR
2.1.1. Fail
Hakaret suçu fail bakımından bir özellik göstermez. Herkes bu suçun faili olabilir. Yalnızca gerçek kişiler bu suçun faili olabilirler. Tüzel kişiler bu suçun faili olamayacağı gibi, bir tüzel kişiyi temsil ve idareye yetkili olanların işledikleri fiillerinden de yalnız bu hareket fiillerini bizzat işleyen gerçek kişiler sorumlu olur.
Hareket suçunun basın yoluyla işlenmesi halinde, suçun faili Basın Kanunu’nun 11. maddesine göre belirlenir. İlk olarak suçun işlendiği yayının süreli veya süresiz bir yayın olmasına göre ayrım yapılır ve bu ayrıma göre ceza sorumluluğu tespit edilir.
Cezai sorumluluk
Madde 11- Basılmış eserler yoluyla işlenen suç yayım anında oluşur.
Süreli yayınlar ve süresiz yayınlar yoluyla işlenen suçlardan eser sahibi sorumludur.
Süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye’de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkûm olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur. Ancak bu eserin sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlanması halinde, bundan doğan sorumluluk yayımlatana aittir.
Süresiz yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında olması nedeniyle Türkiye’de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkûm olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde yayımcı; yayımcının belli olmaması veya basım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında olması nedeniyle Türkiye’de yargılanamaması hallerinde ise basımcı sorumlu olur.
2.1.2. Mağdur
Herhangi bir kişi bu suçun mağduru olabilir. Ancak mağdurun Cumhurbaşkanı olması gibi özel durumlarda (Cumhurbaşkanına hakaret-TCK m.299) uygulanır. Suç mağdurunun yaşayan bir insan olması yeterlidir. Aksi halde hakaret fiilleri TCK m. 125 kapsamında değil ancak, TCK m. 130- Kişinin hatırasına hakaret suçu kapsamında değerlendirilir.
Hareket suçunun oluşmasında mağdurun kusur yeteneğinin bulunması aranmaz.
Adli geçmişi, sosyal durumu ve mesleği nedeniyle şerefsiz kabul edilenlerin de, korunması gereken bir saygınlığı vardır. Bu kişilerin de şereflerinin korunması gerekmektedir.
Tüzel kişilerin hakaret suçunun mağduru olup olamayacağı tartışmalıdır. Bir görüş tüzel kişilerin mağdur olamayacağı ve ancak suçtan zarar gören olabileceği yönündedir. Bu ihtimalde, tüzel kişinin organını oluşturan veya temsilcisi olan gerçek kişiye yönelik bir hareketin yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Diğer görüşe göre, her ne kadar TCK’ da tüzel kişilerin hakaret suçunun mağduru olup olamayacakları hususunda bir açıklık olmasa da aksine bir düzenlemede yoktur. Buna göre tüzel kişiler hakaret suçunun faili olamazlar ancak mağduru olabilirler.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için mağdurunun belirli veya belirlenebilir bir kişi olması gerekmektedir. Mağdurun isminin açıkça belirtilmiş olması zorunlu değildir; kullanılan ifadelerden mağdurun kim olduğun anlaşılabilir olması yeterlidir. Bu durum TCK m. 126′ da şöyle düzenlenmiştir.
Mağdurun belirlenmesi
Madde 126- (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksatmayacak bir durum varsa hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.
Şu halde, bir kimsenin yalnızca isminin baş harflerini veya herkesçe bilinen alışkanlıklarının zikredilmiş olması halinde de, mağdurun belirtilmiş olduğunu kabul etmek gerekir.
Mağdurun belirli veya belirlenebilir olması karşısında, kolektif hakaretin varlığı halinde nasıl bir uygulama yapılacağının tespiti gerekir. Birden fazla kişiyi tahkir etmek ile kişi topluluklarını tahkir etmek birbirinden farklı iki durumdur. Birden fazla kişinin aynı anda ve aynı sözlerle hakarete uğraması halinde, suçların içtimaına ilişkin hükümleri uygulamak gerekmektedir. Bu durumda, hakaretin yöneldiği her bir kişi suçun mağduru konumundadır ve mağdur sayısı kadar hakaret suçu oluşur. Buna karşın mağdurun bireysel olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı bir “kişi topluluğuna” hakaret edilmesi halinde ise durum farklıdır. Gerçekten, hakaret fiilinin yöneldiği kişi topluluğu ne kadar geniş ise, mağdurun tayin ve teşhisi de o denli güçtür ve sonunda mağdurun tayini imkansız hale gelir ve suç oluşmaz. Bu açıdan, kişi topluluklarının tahkirinden söz edebilmek için, bu topluluğun, diğer kişi topluluklarından ayırt edilebilen, belirli, sınırlı ve teşhis edilebilir bir bütünlük arz etmesi gerekmektedir. Bu gibi belirlenebilir kişi topluluklarının tahkiri halinde ise, mağdur bizzat o kişi topluluğunun kendisidir ve topluluğa karşı tek bir hakaret suçu oluşur.
Bir kimseye karşı gerçekleştirilen hakaret fiilinin, başka bir kimsenin onur, şeref ve haysiyetini rencide etmesi (dolaylı hakaret) de söz konusu olabilir. Böyle bir durumda, öğreti ve uygulama, dolaylı olarak tahkir edilmiş olan kişinin de, doğrudan hedef alınan kişiden bağımsız olarak hakaret suçunun mağduru olduğunu kabul etmektedir. Burada tek bir fiille birden fazla hakaret suçunun işlenmesi söz konusu olduğu için TCK m. 43/2 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır.
2.1.3. Hareket
TCK m. 125’de düzenlenen hakaret suçunun oluşabilmesi için,
– somut bir fiil veya olgu isnat etme veya
– sövme,
şeklindeki seçimlik hareketlerden birinin işlenmesi gerekmektedir.Ancak suçun oluşabilmesi yönünden bu seçimlik hareketin aynı zamanda mağdurun şeref ve saygınlığını rencide edici bir mahiyet taşıması gerekmektedir.
a. Somut Bir Fiilin veya Olgunun İsnat Edilmesi
İsnat olunan fiil veya olgunun somut olarak nitelenebilmesi için doğruluğu veya yanlışlığı ortaya çıkarılabilecek, ispatlanmaya elverişli olması gerekmektedir. Dolayısıyla doğrulanabilir olmayan ve salt bir değer yargısını ifade eden sözler, somut bir fiil veya olgu isnadı sayılmazlar. Örneğin, bir kimseye yönelik “alçak”, “serseri”, “şerefsiz” gibi ifadelerde bulunmak bir değer yargısı taşımakla birlikte somut bir isnat içermemektedir. Bu nedenle, bu ifadeler hakaret suçunun soyut fiil isnadını düzenleyen sövme hareketi kapsamında değerlendirilir.
Somut bir fiil veya olgu isnadından söz edebilmek için mağdura yönelik isnadın, fiil veya olgunun yer, konu, zaman ve gerçekleşme şekline ilişkin tamamlayıcı unsurları da ihtiva etmesi gerekir. İsnat edilen fiil veya olgunun gerçeğe uygun olması, kural olarak hakaret suçunun oluşması yönünden etkili değilse de; belirli hallerde TCK m. 127′ de düzenlenen isnadın ispatı müessesesi uygulanabileceği gibi, haber ve eleştiri hakkının kullanılması kapsamında bir hukuka uygunluk sebebinin uygulanması da söz konusu olabilir.
b. Sövme
Sövme, bir kimseye onur ve saygınlığını rencide eden soyut, olumsuz değer yargılarında bulunmayı ifade eder. Sövmeyi hakaretten ayıran en temel unsur, kişinin şeref, onur ve saygınlığına saldırı niteliğindeki soyut söz ve fiillerin herhangi bir olayla ilişkilendirilmeksizin, somut bir fiil isnat etmeksizin gerçekleştirilmesidir. Kötü bir vasfın yanı sıra, kişiye kötü bir huy, hastalık yakıştırmak veya onun fiziksel kusurlarını ortaya koymak da sövme fiilini oluşturur.
Sövme fiili belirli bir şekle tabi değildir. Bu nedenle, sövme fiili kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeye yönelik olumsuz değer yargısı ifade eden söz, resim, işaret, vücut hareketi vb. gibi her türlü araçla işlenebilir.
Bir kimseye beddua etmek Yargıtay’ ın yerleşik içtihadına göre sövme sayılmamakla birlikte yeni tarihli Yargıtay kararlarında küçük düşürücü değer yargıları yüklediği gerekçesiyle hakaret suçunun oluştuğu yönünde kararlar verildiği görülmektedir.
2.1.4. Huzurda Hakaret – Gıyapta Hakaret Ayrımı
a. Huzurda Hakaret
Hakaret suçunun mağdurun huzurunda işlenmiş sayılması için, hakaret fiilinin herhangi bir aracıya ihtiyaç olmaksızın doğrudan doğruya mağdur tarafından öğrenilmiş olması gerekli ve yeterlidir.
TCK m. 125/2′ de, hakaret fiilinin bazı iletişim araçları yoluyla işlemesi hali, mağdur tarafından bizzat öğrenilme ile eşit tutularak “huzurda hakaret” kapsamında sayılmıştır. Buna göre, hakaret fiilinin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile işlenmesi halinde, fail huzurda hakaret hükümleri uyarınca cezalandırılacaktır. Şu halde, mağdura yönelik mektup, telgraf, telefon, sms, e-posta gibi araçlarla yapılan hakaretler, iletinin doğrudan doğruya mağduru muhatap alması şartıyla, huzurda hakaret kapsamında kabul edilir. İletinin doğrudan doğruya mağduru muhatap almış sayılması için, ilk olarak mağdur tarafından öğrenilmiş olması ve bunun için, onun adresine, cep telefonuna veya e-posta adresine gönderilmesi gerekir. Bu iletiler, doğrudan doğruya mağdura değil de, 3. kişilere gönderilmiş ise, bu takdirde huzurda değil, gıyapta hakaret söz konusu olur ve bu halde failin cezalandırılabilmesi için, hakaretin en az 3 kişi ile ihtilat edilerek gerçekleşmiş olması aranır.
b. Gıyapta Hakaret
Gıyapta hakaret, somut olgu isnadı suretiyle veya sövme suretiyle mağdurun hazır bulunmadığı bir ortamda yada doğrudan hakaretin muhatabı olamayacağı bir şekilde hakaret fiilinin işlenmesi halidir. Kanun koyucu “Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir” ifadesi ile gıyapta hakareti düzenlemiştir. İhtilat unsurunun aranmasının sebebi, mağdurun korunan hukuki yararlarının ihlalini kendisi tarafından doğrudan öğrenmese bile en az üç kişinin durumu öğrenmesi ile ihlal edileceğini kabul etmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
İhtilatın gerçekleşmesi için failin bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekmektedir. Aksi halde failin kastı olmaksızın en az üç kişinin durumu öğrenmesi halinde ihtilat gerçekleşmeyecektir.
2.1.5. Fiilin Mağduru Muhatap Alan Sesli, Yazılı veya Görüntülü Bir İletiyle İşlenmesi
İleti yoluyla hakaret suçunun oluşabilmesi için, maddi unsur olarak bir iletinin (mektup, resim, e-posta, telefon vb.) bulunması ve ayrıca hakaret kastının olması gerekmektedir. Mağdur doğrudan muhatap alınmaksızın yapılan ileti şeklindeki hakaretler gıyapta hakarettir. Ancak her durumda gıyapta hakaret olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. Örneğin, mağdurun haberdar edileceği, mağdurun göreceği kesin yada kesine çok yakın olan hakaretlerde huzurda hakaret olarak kabul edilmelidir. Sosyal medya hesaplarından yapılan hakaret niteliğindeki paylaşımlar huzurda hakaret olarak kabul edilmelidir. Çünkü söz konusu paylaşımlar mağdur tarafından doğrudan görüntülenebilir durumdadır.
Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde bir başkasının yapmış olduğu paylaşımların beğenilmesi ve iletilmesi mümkündür. Bu durumda hakaret içerir paylaşımların beğenilmesi veya paylaşılması da söz konusu olabilir. Hakareti beğenen veya paylaşan insanların kastına göre bu fiillerin de hakaret fiilini oluşturup oluşturmadığına karar verilmelidir. Failin önceki ve sonraki paylaşımları incelenerek beğeni veya paylaşımla hakeret fiilini mi işlediği yoksa söz konusu hakarete tepki çekmek bu fiilleri başkalarına duyurmak için mi paylaştığına karar verilerek cezalandırılmalıdır. Ayrıca sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçlarında aleniyet göz önünde tutulmalıdır.
2.1.6. Suça Etki Eden Sebepler
A. Eylemin Cezasının Artırılmasını Gerektiren Nitelikli Unsurlar
aa. Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Edilmesi
Mağdurun salt kamu görevlisi olması bu ağırlaştırıcı hali meydana getirmez. Mağdurun kamu görevi nedeniyle sosyal medyadan hakaret fiiline maruz kalması halinde fail hakkında TCK m. 125/3 de düzenlenen bu nitelikli hal uygulanır.
bb. Suçun dinin, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı işlenmesi
Örneğin failin oruç tutan arkadaşına oruç tutması nedeniyle sosyal medya üzeriden hakaret etmesi halinde bu nitelikli hal uygulanır.
cc. Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi
dd. Suçun Alenen İşlenmesi
Aleni hakaret halinde mağdurun daha fazla rencide olacağı gerekçesiyle bu nitelikli hal kabul edilmiştir. Aleniyet için en azından iki kişinin doğrudan hakaret filine tanık olması aranmaktadır. Sosyal medya hesaplarında işlenen hakaret fiilinin herkes tarafından görülebilir olması nedeniyle aleni olduğuna şüphe yoktur. Sosyal medya hesapları bakımından özel alan olduğu savunması geçersizdir.
B. Daha Hafif Cezayı Almayı Gerektiren Sebepler
aa. Hakaret Suçunun Haksız Fiile Karşı İşlenmesi
TCK m. 129/1′ de hakaret suçunun haksız fiile karşı işlenmesi özel haksız tahrik hali olarak sayılmıştır. Bu halin uygulanabilmesi için, mağdurun haksız fiilinin bulunması, sanığın hakaret fiilini işlemesi, hakaretin haksız fiili yapan kişiye karşı işlenmesi ve hakaretle haksız fiil arasında nedensellik bağı bulunması gerekmektedir.
bb. Hakaret Suçunun Karşılıklı Olarak İşlenmesi
TCK m. 129/3′ e göre, hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde hakim, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya birisi hakkında verilecek cezadan indirim yapabileceği gibi taraflara ceza vermeyebilir.
C. Şahsi Cezasızlık Sebepleri – Cezayı Kaldıran Haller
İspat Hakkı
Madde 127- (1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.
Hakaret Suçunun Kasten Yaralama Suçuna Tepki Olarak İşlenmesi
Madde 129– (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
İddia ve Savunma Dokunulmazlığı
Madde 128– (1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.
2.2. MANEVİ UNSUR
Hakaret suçu kasten işlenebilen suçlardandır. Failin yaptığı hakaretin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olduğunu ve gıyapta hakarette ihtilat unsurunun gerçekleştiğini bilmesi ve bunu bilmesi gerekmektedir.
3. Hukuka Aykırılık Unsuru
Savunma dokunulmazlığı, haber verme hakkının kullanılması, ilgilinin rızası ve ifade özgürlüğü hakkı gibi hukuka aykırılığı ortadan kaldıran unsurlar hakaret suçunda da uygulanır. Ancak sosyal medya Basın Kanunu anlamında bir medya olmadığından ve kullanıcıları da birer gazeteci olmadığından sosyal medya üzerinden basının haber verme hakkı söz konusu olmayacaktır. Ancak basın mensuplarının sosyal medyayı haber verme aracı olarak kullandığı durumlar saklıdır.
Hakaret ve eleştiriyi birbirine karıştırmamak gerekmektedir. Eleştiri kaynağını ifade özgürlüğünden almaktadır. İfade özgürlüğü yalnızca lehte olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenilmeye değmez görülen haber ve düşüncelerle sınırlı değil, aynı zamanda devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhine olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler içinde uygulanmaktadır. Eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmayacaktır. Eleştirinin hangi durumlarda hak olmaktan çıkıp suç olduğunun belirlenmesinde, muhatabın sıfatı, sosyo-kültürel durumu, toplumda egemen örf ve adet ile kamuoyunda yarattığı etki gözetilmelidir. Eleştirilen durum ile anlatım biçimi arasında düşünsel bağın bulunmaması ve küçültücü değer yargısı içermesi durumunda eylem eleştiri boyutunu aşarak hakarete dönüşür.
4. SORUŞTURMA USULÜ
Hakaret suçu şikayete tabi bir suçtur. Ancak suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılacaktır (TCK m 131/1).
Şikayet hakkı olan kişi fiil ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikayette bulunmalıdır. Sosyal medyada hakaret suçunda şikayet süresinin ne zaman başlayacağı konusunda ikili bir ayrım yapılmalıdır. Eğer failin hakaret içerikli paylaşımını sadece mağdur görüyorsa suçun tamamlandığı kabul edilerek gönderi tarihinden itibaren şikayet süresi başlayacaktır. Ancak fail tarafından hakaret içerikli paylaşım herkesin görebileceği şekilde yapılmışsa suçun mütemadi hale geldiği kabul edilebilecektir.
Fail tek bir hareketle birden fazla kişiye hakarette bulunmuşsa mağdurlardan her biri şikayet hakkına sahiptir.
Sosyal medyada işlenen bir suça dair elde edilecek deliller elektronik delillerin toplanması rejimine tabi olacaktır. İnternet ortamında işlenen suçlarda failin tespiti bazı durumlarda çok zor olmakla birlikte mümkündür. İnternette yazılan veya yüklenen hiçbir şey tamamen yok olmamaktadır. Kişi silse de bir kopyası sanal ortamda muhakkak kalmaktadır. Ancak söz konusu delillerin usulüne uygun olarak elde edilmesi gerekmektedir. Aksi halde bu deliller değerlendirmeye esas alınamaz.
İnternet ortamında gerçekleştirilen suçlarda failin tespiti bakımından İP numarasının tespiti gerekmektedir. Ancak fail her durumda kendine ait İP numarası üzerinden hakaret suçunu işlememektedir. Başkasının İP numarası üzerinden de hakaret suçunun işlenmesi mümkündür. Bu durumlarda failin bilgisayarına CMK m. 134 düzenlemesi uyarınca el konulması gerekecektir.
Ayrıca internet ortamında gerekleştirilen hakaret fiillerinin ispatı çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir. Fail hakaret içerikli paylaşımlarını daha sonradan silebilir. Bu durum hakaret suçunun tespitini ve ispatını zorlaştırır. Bunun önüne geçmek için Türkiye Noterler Birliğinin E-Tespit sistemi kullanılabilir. Bu sistemde internet sitelerinin kayıtları alınarak notere onaylatılması suretiyle hakaret içeriklerinin ispatı kolaylaştırılabilir.
